Oosit donasyonu ; kısırlık nedeni yumurta faktörü olan çiftlerde mucizevi bir çözüm sunmaktadır.

Erken menapoz, kemo veya radyo terapi ile yumurtalık rezervini zamanından önce kaybeden kadınlarda akla gelen ilk seçenektir. Sadece yumurtalık rezervinin erken tükenmesi değil; tekrarlayan düşüklerde veya ileri anne yaşı sebebi ile genetik anomali riskinin çok yüksek olduğu durumlarda vazgeçilmez bir opsiyondur.

Yumurta donasyonu ( bağışı) sağlıklı genç bireylerden elde edilen en seçkin oositlerin kullanılması ile , kadın yaşı ne olursa olsun başarıyı en yüksek seviyeye ulaştıran bir yöntemdir. Anne adayının yaşı ilerledikçe yumurta kalitesi ve rejenerasyon kabiliyeti azalmakta ; böylece genetik anomali , düşük ihtimali artmaktadır.

Donasyon için başvuran çiftlerde erkeğin sperm sayımında belirgin bir problem (azospermi) olmadığı sürece sadece kaliteli bir kadın donör arayışına girilir. Adamızda bu prosedürler yıllardır yasal çerçevelerde profesyonel ekiplerce başarı ile yapılmaktadır. Bu prosedürler standart tüp bebek prosedürleri olmadığından yüksek düzey gizlilik içinde yapılır. Donör, yumurta bağışı yaptığı aileyi asla bilemez. Aynı şekilde gebelik için başvuruda bulunan çiftin de bağış yapacak kişiyi bilmesi mümkün değildir.

Yumurta bağışı yapacak olan kişi, öncelikle bir sağlık taramasından geçerek cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından taranır. Geniş bir şekilde aile ve hastalık özgeçmişi sorgulanır , rutin jinekolojik muayene yapılır. Bağışta bulunan kişilerin çoğunluğunu 20’li yaşlardaki üniversite düzeyinde eğitim alan genç insanlar oluşturmaktadır.

Bunların da ötesinde donör seçiminde ; bağışta bulunacak kişi ile anne adayının dış görünüşü ile kan gruplarının uyumlu olması gereklidir.

Her şey planlandıktan sonra donörün yumurta gelişimi için standart tüp bebek prosedürü şeklinde yumurtaların uyarılmasına başlanır. Foliküller belirli boyut ve sayıya ulaştığı zaman yumurta toplama yani OPU işlemine geçilir. Mümkün ise baba adayı aynı gün sperm örneğini vermek üzere gelir . Gelemiyorsa bile yumurtalar dondurulur. Sperm alındığı zaman yumurtaların içine ICSI işlemi ile koyularak döllenme gerçekleştirilir. Eş zamanlı olarak anne adayının rahim duvarı ( endometrium ) ilaçlar verilerek transfere hazır şekle getirilir. Oluşturulan embriyoların sayı ve kalitesine göre 3 veya 5.günde (OPU sonrası) transfer uygulanır. Transfer edilecek embriyo sayısına da yine toplam embriyo sayısı, kalitesi, başarı ihtimalleri ve ailenin bakış açısına göre karar verilir.

Donasyon konuları oldukça tartışmalı , etik veya dini yönü dünya çapında tartışma konusu olmuştur. Bir ailenin çocuk sahibi olmak istemesi son derece doğal bir haktır. Kültürümüzde çocuğu olmayan çiftlere karşı yargılayıcı bir bakış açısı mevcuttur. Bu en doğal haktır ve insan oğlunun üreme içgüdüsünü yerine getirmesi engellenmemelidir.

Donasyon dahi olsa embriyo anne rahminde büyüyüp geliştikçe anne ile bebek arasında sürekli besin, gaz , bağışıklık faktörleri ve hatta hücre alışverişi bile olmaktadır.

Bize Ulaşın